Posts Tagged ‘balıkesir’
Ayvalik / Ali Bey – Cunda Adası
Ayvalık ve açık deniz arasında set görevi gören Ali Bey adası çok sayıdaki kilise ve manastırı ile ünlüdür. Bu adaya geçişler köprü vasıtasıyla karayolundan veya her saat başı yapılan motor seferleriyle ulaşılabilir. Cunda adasındaki en büyük kilise Taksiyarhis Kilisesi olup büyük çanı Bergama Müzesindedir. Diğer ünlü kileseler ise Agios Yannis ve Panaya Kiliseleridir. Adanın yüksek yerlerinden Ayvalık ve çevresinin doğal güzelliklerini görebilirsiniz. Adada bir Ayvalığa has yiyeceklerin sunulduğu lokantalar vardır. Ada çevresi yemyeşil ağaçlıklar ve zeytinliklerle kaplıdır.
Bazı cunda adası otelleri
Albayrak Otel
Uzun apart otel
Panaroma hotel
Club Rainbow
Baynihat lale otel
Otel deniz
Gönen Kaplıcaları Gönen Termal Balıkesir Gönen Kaplıca Otelleri
Sadece Türkiye değil Dünyaca ünlü kaplıcalardan olan Gönen Kaplıcaları Balıkesire bağlı Gönen ilçesinde olup, birçok konaklama tesisi ile kış aylarında en çok rağbet gören sağlık turizmi merkezlerindendir. Suyu oldukça şifalıdır.
Gönen’de bulunan başlıca kaplıca otelleri
Park Otel, Gönen Termal Resort, Yeşi Otel, Yıldız Otel, Güneş Otel
Gönen kaplıca suyunun iyi geldiği hastalıklar
Romatizma, nörolojik rahatsızlıklar, kalp damar hastalıkları, idrar yolları hastalıkları, solunum ve sindirim sistemi hastalıkları, ortopedik rahatsızlıklar, kadın hastalıkları, kas-iskelet sistemi hastalıkları
Tatil: Ayvalık ve Yaz Dönemi Avantajları
Deniz tutkunlarının gözdesi olan Ayvalık’ta yaz-kış bir başka yaşanıyor. Balıkesir’e bağlı bulunan Ayvalık’ta ki rum evlerinin mimarisi, rengarenk akasya çiçeklerinin kokusu, zeytin ağaçları arasında, sahilde ızgara balığın tadını çıkarmak Ayvalığın farkını ortaya koyuyor. Roma, Bizans ve Osmanlı kültürlerinin yaşandığı Ayvalık’ta, bu uygarlıkların izlerini hala daha görmek mümkün. Ayvalık’ta bulunan kiliseler, burada yaşayan uygarlıklardan kalma önemli eserler.
Otel Kalif Erken Rezervasyon
103 toplam oda, 250 toplam yatak
Ayvalık Beach Otel Erken Rezervasyon
68 toplam oda, 136 toplam yatak
Grand Milano Otel Erken Rezervasyon
70 toplam oda, 200 toplam yatak, 5 suit oda, 65 standart oda
Otel Mare Erken Rezervasyon
103 toplam oda, 210 toplam yatak, 8 suit oda, 95 standart oda
Otel Palmera Resort Erken Rezervasyon
48 toplam oda, 130 toplam yatak, 4 balayı odası, 8 suit oda, 8 bağlantılı oda
Otel Sezer Erken Rezervasyon
54 toplam oda, 130 toplam yatak, 8 suit oda, 10 junior suit, 2 executive oda, 34 standart oda
Olivera Resort Otel (Zeytinci) Erken Rezervasyon
88 toplam oda, 192 toplam yatak, 1 özürlü odası, 4 aile odası
Royal Otel Sarımsaklı Erken Rezervasyon
80 toplam oda, 180 toplam yatak, 80 standart oda
Ergin Otel Erken Rezervasyon
56 toplam oda, 150 toplam yatak, 2 suit oda, 54 standart oda
Cunda Erol Butik Otel Erken Rezervasyon
10 toplam oda, 20 toplam yatak, 4 resort standart oda, 6 executive oda
Otel Alya Erken Rezervasyon
16 toplam oda, 37 toplam yatak, 16 standart oda
Balıkesir Erdek Ocaklar Tatili
Çok uzun ve geniş plajları, Milattan öncesine dayanan tarihiyle Balıkesir’in Erdek ilçesi en çok turist çeken beldelerdendir. Erdek’de gezip görebileceğiniz yerleri şöyle sıralayabiliriz:
Kyzikos Antik Kenti: Yaklaşık 11 km2′lik alana yayılmış olan bu antik kent kısmen ayaktadır. Erdek şehir merkezine 9 km mesafededir.
Kirazlı Manastırı: Bugün sadece bir harabe görünümündeki manastır 1923′e kadar Rumlar tarafından kullanılmıştır.
Şehir Surları
Kaleler: Seyitgazi tepesinde 5 adet kale vardır. Muhla Kalesi 5 km kuzeydedir.
Plajlar: Erdek Türkiye’nin önde gelen doğal sahillerine sahiptir. Narlı,Ocaklar ve İlhan köyleri çevris doğal kumsallarla çevrilidir. Plajlar boyunca konaklama merkezleri vardır.
Açık Hava Müzesi: 1948′de kurulan müzede antik dönem kalıntıları sergileniyor.
Hafta Sonu Tatili : Ayvalık ve Kazdağı Rehberi
Ege Denizinde Edremit Körfezinin hemen altında yer alır. Önünde bulunan irili ufaklı adaların meydana getirmiş olduğu ilginç ve ilginç olduğu kadar da güzel sahil şeridi görülmeğe değer. Ayvalık, Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı üretiminde oldukça önemli bir yer tutar. Aynı oranda meşhur olan başka bir özellikte burada esen İmbat rüzgarıdır. Şehrin genel yapısında, daha önce burada oturan Rumların etkisi büyüktür. Bölgede bol miktarda bulunan volkanik tüf kayasından (sarımsak taşı) yapılan taş binalar, Neo Klasik stilinin ilginç örneklerini verirler. Birinci Dünya savaşından sonra politik nedenlerle burada oturan halk, Girit, Makedonya ve Ege adalarında oturmakta olan Türklerle yer değiştirmiştir. Aslında ne gidenler ne de gelenler yerlerinden memnundur ama kader böyle istemiştir.
Şeytan Sofrası
Aslında eski bir lav birikintisi olan kayalık bir tepe üzerinde , ayak izine benzer bir şekil bulunmaktadır. Halkımızın benzetme ve mizah yeteneğine bağlı olarak buraya nedense Şeytanın ayak izi denmiş ve tepeye de Şeytan Sofrası adı verilmiştir. Ayvalık sahilinin en güzel izlendiği bu tepede manzara gerçekten muhteşemdir.
Cunda Adası
Ana karaya ince bir yol şeridiyle bağlanmış olan bu ada üzerindeki yerleşim oldukça meşhur ve şirindir. Taştan yapılmış binaları, sahil boyunca sıra sıra balıkçı lokantaları ve meşhur Taş Kahvesi ile görülmeye değer bir yerdir.
Adatepe
Köyde bilinen eski çağlardan beri süregelen yerleşim, 1950’li yıllarda yaşanan parti kavgalarıyla azalmış ve değişik etkenlerle birlikte 60’lı yıllarda çok az yerleşik nüfus kalmıştır. Yüzyılların birikiminin oluşturduğu taş işçiliğinin örnekleri köyde mevcut binalarda görülmektedir. Bu nedenle köy 1989 yılında SIT alanı ilan edilmiştir. Bugün,daha önceden mevcut evlerden başka yeni ev yapılamamakta,mevcut ayakta olan evler aslına uygun restore edilmekte,yıkık durumda olan evler ise köydeki mimariye uygun yeniden inşa edilmektedir. 19. yüzyılda buraya getirilen Rumlarla Türkler uzun yıllar bir arada yaşamışlardır. Köyün güneyindeki bir tepe üzerinde bulunan Zeus Altarı, Edremit Körfezi’ni ayaklar altına seren manzarasıyla dikkat çekicidir.
Zeytinyağı Müzesi
Müzede eski zeytinyağı presleri, zeytin toplama aletleri, taşıma ve saklama kapları, çeşitli folklorik objeler görülebilir. Aynı zamanda geleneksel usulde zeytinyağı sabun yapım tekniği de açıklamalı olarak sergilenmektedir.Zeytinyağının üretim aşamaları, saklanması, aktarılması, filtre edilmesi vb. gibi zeytinin dalından soframıza geliş öyküsünü görüp dinlemek, tabii ki taze köy ekmeği ile tadımını yapmak yerli ve yabancı ziyaretçiler için hem eğitici hem de keyifli olacaktır.
Tahtakuşlar Etnografya Galerisi
Kaz Dağları’nın eteklerinde bulunan 130 haneli 600 nüfuslu şirin Tahtakuşlar Köyü, 1991 yılında açılan Türkiye’nin ilk özel Etnografya Müzesi (Galerisi) ile 1992 yılında açılan ve Türkiye’de ilk kez bir köyde kurulan sanat galerisini barındırıyor. Alibey Kudar ve ailesinin çabalarıyla kurulan Galeri, yasal nedenlerden dolayı Müze olarak adlandırılmasa da Birleşmiş Milletler’in 1994 UNESCO Ödülü’ne layık bulunmuş. Etnografya galerisinde Orta Asya’dan Türkiye’ye göç eden Konar – Göçer Türk Boylarinin ilginç ve özgün kültür varliklari, giyim, ev esyalari, aletleri, halilari ve çadirlari, sanat galerisinde her tür sanaf yapitlari yil boyunca sergilenmektedir.
Kaz (İda) Dağları
Kaz Dağları, Biga yarımadasının tamamı üzerine yayılmış durumdadır. Edremit Körfezinin kuzey kısmını takiben doğu-batı yönünde 60-70 km. boyunca bir duvar gibi uzanırlar. Batıda ise Ege Denizi boyunca ve Kuzey Marmara denizine doğru devam ederler. Bu dağların binlerce yıl önceki adı İda Dağıdır. Türklerin Anadolu’ya gelmesiyle isim değişikliği olmuştur. Hem Klasik Yunan mitolojisinde, hem de Türkmen söyleşilerinde dağ önemli bir yer tutar. Dağ bölgedeki konumu ve florası nedeniyle çevresini, bilhassa Akçay bölgesini bir oksijen çadırına dönüştürmüştür. Aynı zamanda dağın termal potansiyeli de turizm açısından önemlidir. Yeraltı zenginlikleri açısından Antik dönemden bu yana, altın, gümüş ve demir madenleri işletile gelmiştir. En yüksek noktası 1774 m. olarak Karataş tepesidir. Dağın eteklerinde zeytin ağaçları ve daha yüksek kısımlarda ise, çam, meşe, köknar ve gürgen ağaçları yer alır.
Balıkesir’e Gitmişken
Zeytin
Mitolojide ve kutsal kitaplarda adına sıkça rastlanan zeytin, ilkçağlardan bu yana kutsal bir bitki olarak kabul edilmiştir. Çağlar boyunca yemeklerde, kurban törenlerinde, aydınlatma araçlarında, saçın parlatılmasında ve vücudun ovulmasında kullanılan zeytin, denizi ve kalkerli toprağı sevdiğinden dolayı özellikle Ege kıyılarında sıkça göze çarpar. Kışın yapraklarını dökmeyen zeytin ağacı; çok uzun ömürlü olması, yok edilmesi olanaksız yaşam gücü ve güzel bir parlaklığa sahip sert odunu sayesinde günlük yaşamdaki kullanımının yanında epik destanlara da konu olmuştur.
Zeytinyağı
Özellikle Akdeniz mutfağının vazgeçilmezleri arasında bulunan zeytinyağı, üretim şekline göre üç kategoriye ayrılır:
- Sızma (Naturel): En kaliteli zeytinlerden tamamen fiziksel yöntemlerle elde edilen, natürel olarak doğrudan tüketilebilen, kesinlikle mükemmel tat ve aroması bulunan zeytinyağıdır. Daha çok salata ve soslarda çiğ olarak tüketilmesi önerilir. İçindeki yağ asitlerine göre sınıflara ayrılır.
- Rafine: Ham rafinajlık zeytinyağının, fiziksel yöntemlerle rafinasyonu sonucu elde edilen zeytinyağıdır.
- Riviera: Ham zeytinyağının, fiziksel yöntemlerle rafinasyonu sonucu elde edilen rafine zeytinyağı ile belirli oranda natürel yemeklik zeytinyağının karışımı olan zeytinyağıdır.
Şifalı Otlar
Bitki çeşitliliği ve zenginliği açısından önemli bir yer tutan Kaz Dağları’nda bir çok şifalı bitki yetişmektedir. Yabani naneden oğul otuna, rezeneden sığır kuyruğuna pek çok şifalı bitkiyi doğadan toplayabilir ya da işin kolayına kaçarak Tahtakuşlar Etnografya Galerisi’nden temin edebilirsiniz Üstelik galeride bu bitkileri nasıl kullanacağınız konusunda bilgi de alabilirsiniz.