Posts Tagged ‘ekonomik tatil’
Erken Rezervasyon Avantajları
Bildiğiniz gibi söz konusu ucuz tatil olunca çok iyi araştırırım. Bugün keyifli tatil için fazlası ile uygun bir konuya değineceğim.
Tatil yerimiz, Erken Rezervasyon Avantajları . Heryerde bu şahane cennet için eminim ki birçok şey duydunuz. haydi bir kez de ben incelediklerimi paylaşayım.
Erken Rezervasyon ile En Ucuz Tatili Yakalayın…
Yaz tatilleri hayatımızın en güzel anılarını dimağlarımıza kaydettiğimiz dönemlerdir. Monoton geçen günlerin ardından doğanın, iklimin güzelleşmesiyle birlikte biz de içimizdeki çocuğu dışarı çıkarmak, mavilere atlamak, tazecik nefesleri olan yerlerde yaşamak isteriz. Bu bahar görüntülerinin gelmesiyle birlikte başlanan tatil planlarının geç olduğunu fark ederiz; ancak artık çok geç olur. Çünkü oteller yaz sezonu fiyatlarına geçmiştir ve özellikle kalabalık bir aileniz varsa bir ucuz tatil yerine çok külfetli bir tatil sizi bekliyordur. Belki de kalmak istediğiniz resort, club ya da otelde boş oda kalmamıştır. Bunun gibi problemlerde eğer geç kalmışsanız karşılaşacaksınızdır. Bunu önlemenin en makul yolu erken rezervasyon avantajları sayesinde tatil yapmaktır.
Erken rezervasyon avantajları artıları nelerdir?
- Erken rezervasyon avantajları fiyatta uygunluk,
- Erken rezervasyon avantajları yer bulamama probleminin ortadan kalkmasını,
- Erken rezervasyon avantajları ile planlı- programlı bir tatil imkânı sağlar.
Erken rezervasyon avantajları hangi aylarda daha avantajlıdır?
Bir ucuz tatil geçirebilmek için yararlanılması gereken erken rezervasyon avantajları dört ayrı dönemde görülmektedir. Ocak ayında başlayan birinci dönem erken rezervasyon avantajları ucuz tatil geçirebilmek için en uygun fiyatları bulabileceğiniz dönemdir. Yaz sezonu fiyatı üzerinden %40-50’lere varan indirimlerle bu dönemde karşılaşabileceksiniz. İkinci dönem erken rezervasyon avantajları ise şubat ayındadır. İndirimler devam ediyor olmasına rağmen ucuz tatil geçirebilmek için gerekli uygun fiyatlar ocak ayına nispeten yükselmektedir ve bu fiyatlar son dönem olan mayısa kadar gittikçe yükselmektedir. Özetle, çıkacağınız tatil ucuz olsun istiyorsanız ocak ayı erken rezervasyon avantajları sayesinde tatilinizi satın almalısınız. Bu takdirde tatiliniz çok daha ucuz tatil haline gelecektir.
Kültür ve turizm bakanlığının da desteklediği erken rezervasyon avantajları her yıl çok daha fazla tatilci tarafından kullanılıyor ve bu da bazı dezavantajlar doğuruyor. Özellikle yabancı turistler bir ucuz tatil geçirebilmek için bu avantajları erken rezervasyon birinci döneminde yakalıyor ve ülkemizin en iyi otellerinin erkenden dolmasına sebep oluyor. Böyle bir durumla karşılaşan, erken rezervasyon avantajları konusunda geç kalan yerli turistlerimiz ise başka ucuz tatil seçeneklerine yönelmek mecburiyetinde kalıyor. Böyle bir durumla karşılaşmamak adına da birinci dönem erken rezervasyon avantajları ile tatilinizi ayarlamalısınız.
Haziran’da da devam eden erken rezervasyon avantajları var mıdır?
Aslında ucuz tatil geçirebilmek için dört döneme yayılan erken rezervasyon avantajları vardır; ancak bazı durumlarda haziran ayında da indirimlerin devam ettiğini görürsünüz. Bu durum otellerin doluluk oranlarıyla alakalıdır. Eğer erken rezervasyon avantajları sayesinde bir otel ocak ayınca dolmuşsa bir daha herhangi bir indirimli fiyata ihtiyaç duymaz. Ancak tam tersi durumun söz konusu olduğu oteller de olabilir. Bu durumda oteller satış yapabilmek için erken rezervasyon avantajları dahilinde indirimli fiyatlarını haziranda da devam ettirirler. Siz ucuz tatil geçirmeyi planlıyorsanız elbette bu dönemlere kalmadan erkenden tatilinizi satın almalısınız.
Geçe kalmadan erken rezervasyon avantajları sayesinde ucuz tatil satın alın!
![]()
Evet, anlatacaklarım bu kadar. Sitedeki diğer linklere tıklayarak oteller, tatil yerleri hakkında bilgi alabilirsiniz.
Tatil Cenneti : Kemer
Kemer tatil bölgesi Antalya’ya 40-45 km. mesafede yer alan, ve Akdeniz kıyısı tatil yerleri içerisinde hem doğal güzellikleri hem de doğası ile göze çarpan bir tatil yeri. Kemer otelleri, oldukça uzun sahil şeridi, deniz, güneş ve kumun en güzeli ile tatil fırsatını Kemer’de geçirmek isteyenlere güzel bir tatil vadediyor. Kemer tatil yapmak isteyenler için hem lüks hem de daha hesaplı alternatifleri sunarak uygun bir tatil alternatifi oluşturuyor. Tekne ile deniz turları yapma ya da Toros’lara uzanan yürüyüş parkurlarına katılarak gezme imkanlarıyla diğer bazı tatil beldeleri ile arasında fark oluşturuyor Kemer. Sualtı sporları ile ilgilenenler için de Kemer pek çok doğal güzellik sunuyor. Pek çok dalış meraklısı her sene Kemer’e gidiyor ve bu sporun tadını orada çıkarıyorlar. Gece hayatı mı? E gündüzleri bu kadar güzel geçirten bir kent gecenizi ziyan edecek değil ya.
Kemer tatil cennetinde ilginizi çekebilecek başlıca eserler ya da bölgeler şunlardır: Phaselis, Olimpos, Chimera (Yanartaş), Tekirova, Beldibi, Peynirdeliği ve Sırtlanini Mağaraları, Idyros Antik Kenti, Adrasan, (Çavuşköyü).
Tarih ve Tatil Cenneti : Göreme
Nevşehir’e yaklaşık 10 km. uzaklıkta olan Göreme, etrafı vadilerle çevrili bir bölgede yer almaktadır. Mitolojik hikayelerde adı geçen bir yer olan Göreme, Hristiyan kültürüne ait tarihi izler de taşımaktadır. Kayalara oyulmuş evler ve bacalarla, Roma döneminden bugüne kadar geçen yaşamı içerisinde şahit olduğu olayların bir kısmıyla ilgili kanıtları cömertçe sergileyen bir açık hava müzesidir Göreme. Mevcut nüfus yapısı, tipik bir İç Anadolu beldesine benzeyen Göreme, size belki de dünyanın başka yerlerinde şahit olamayacağınız, doğanın ve insanoğlunun el ele ortaya koyduğu bir şölen sunmakta.
Göreme tatil cennetinde ilginizi çekebilecek başlıca eserler ya da bölgeler şunlardır: Göreme Milli Parkı, Tokalı Kilise, Rahibeler ve Rahipler Manastırı, Aziz Basil Şapeli, Elmalı Kilise, Azize Barbara Şapeli, Yılanlı (Aziz Onuphrius) Kilise, Karanlık Kilise, Çarıklı Kilise, El Nazar Kilisesi, Saklı Kilise, Meryem Ana (Kılıçlar Kuşluk) Kilisesi, Aziz Eustathios Kilisesi, Durmuş Kadir Kilisesi, Kılıçlar Vadisi.
Tatil Cenneti : Edremit
Balıkesir’in bir başka sıcak ve insanları gülümseten beldesi Edremit, Türkiye’nin pek çok yeri gibi, ziyaretçilerini hem doğası hem de barındırdığı tarihi güzellikler ile etkiliyor. Ege’nin güleryüzlü insanlarıyla bir araya gelebileceğiniz, parklarla bezenmiş beldede, dinlendirici bir tatil geçirmek hiç de fena bir fikir değil. Dalından koparılıp getirilmiş domatesleri, yörede üretilen zeytinyağıyla birlikte kahvaltıda yedikten sonra, kendinizi denize attığınız, yorulduktan sonra da tarihi eserlere bakarak geçmişe yolculuk ettiğiniz bir gezi, Edremit’teyken hayal değil.
Edremit tatil cennetinde ilginizi çekebilecek başlıca eserler ya da bölgeler şunlardır: Antandros Antik Kenti, Kaz Dağı, Kazdağı Milli Parkı, Kurşunlu Cami, Ayazma Kilisesi, Akçay, Altınoluk, Edremit – Güre Kaplıcası, Bostancı – Entur Kaplıcaları, Edremit – Derman Kaplıcası, Pınarbaşı, Şahinderesi, Çağlayan Piknik Yeri, Hanlar, Mıhlı Çay, Güre Gelinçamı Piknik Yeri, Sütüven, Hasanboğuldu, Subaşı, Bent.
Tatil Cenneti : Bergama
Bergama tatil ve tarihi bir arada yaşamak için uygun bi seçimdir. İzmir’in kuzey bölümünde, günümüzde bir ilçe olan Bergama, Türkiye’deki tatil yerleri içinde tarihiyle ön plana çıkan tatil beldeleri arasındadır. İçinde bulunduğu iklimin ve cografi konumun elverişli yapısı nedeniyle tarih öncesinden itibaren insanların ilgisini çeken Bergama, günümüzde özellikle İyon, Roma ve Bizans uygarlıklarına ait eserlerin gözlenebileceği bir tatil beldesidir.
Bergama tatil cennetinde ilginizi çekebilecek başlıca eserler ya da bölgeler şunlardır: Akropolis, Athena Tapınağı, Kütüphane, Saraylar, Arsenaller, Trajaneum, Tiyatro, Dionysos Tapınağı, Zeus Sunağı (19. yüzyıl sonlarında Padişah II. Abdülhamit’in “Devlet-i Osmaniye’de taştan çok ne var, taş ve mermer putların bize ne gereği var” diyerek verdiği izinle Almanya’ya götürülmeyen kısımları), Agora, Gymnasionlar, Asklepion, Serapis Tapınağı, Ulu Cami, Şadırvan Cami, Selçuk Minaresi, Çukur Han, Taş Han, Mahmudiye Ilıcası, Paşa Ilıcası, Geyiklidağ Ilıcası, Güzellik Ilıcası, Dereköy Ilıcası, Haydar Ilıcası, Bergama Arkeoloji Müzesi.
Tatil Cenneti : Avanos
Hititler’in Anadolu’da yaşadıkları dönemlerden bu yana üzerinde yaşanan bu topraklar, Asurlular, Hititler, Eski Yunan, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde adını en çok çanakçılık ile duyurmuştur. Bölgede üretilen yemek kapları, su testileri, yiyecek saklamak için çömlekler ve küpler yörenin iddialı çanak ürünleridir. Geleneksel el sanatlarına ilgi duyuyorsunuz, yolunuzu bir şekilde Avanos’a düşürerek çömlek yapımını izleyebileceğiniz bir atölye bulabilirsiniz. Kentte aynı zamanda ipek ve yün halı dokumacılığı da gerçekleştirilmektedir. Kapadokya’nın bu el sanatları merkezi, size diğer tatil beldelerinden farklı bir tat öneriyor.
Avanos tatil cennetinde ilginizi çekebilecek başlıca eserler ya da bölgeler şunlardır: Zelve, Çavuşin (Nicephorus Phocas) Kilisesi, Güllüdere (Aziz Agathangelus) Kilisesi, Özkonak Yeraltı Şehri, Dereyamanlı Kilisesi, Paşabağı, Sarıhan Kervansaray, Çeç Tümülüsü.
Mavi Yolculuk : Göcek
Ege ve akdeniz sahillerinin vazgeçilmez tutkusu mavi yolculuğun değişmeyen adresi göcek.Çevre il ve ilçelere gelipte göceği görmeden dönmeyin derim. Günü birlikte olsa tekne turuna çıkmadan, Adalarda denize girmeden, sahilde bir akşam yemeği yemeden, o masmavi denizin dibini görmeden göcekten ayrılmayın.
Sayısız ve birbirinden güzel koy ve adanın bulunduğu Fethiye körfezinin Göcek bölümü, yatlar ve mavi yolculuk teknelerinin en gözde yeri. Göcek, aynı zamanda Türkiye’nin en lüks marinalarına sahip. Göcek koyları ve adaları, dünyanın ve Türkiye’nin “yüksek sosyete”sinin buluşma noktasını oluşturuyor. Göcek’te turizm hemen tümüyle marina çevresinde yaşanıyor dense yeri. Lokantalar ve alışveriş mağazaları hep iskele çevresinde sıralanıyor. Yürüyüş yolu, oturma grupları ve çevre düzenlemesiyle Göcekliler ve yerli-yabancı turistler denizle içiçe. Biraz ilerleyip 7 kilometre öteye gidecek olursanız, sakin, tertemiz kıyılara rastlayabilirsiniz.
Fethiye Körfezi’nin dayanılmaz güzellikteki doğası ve günnük, çam, zeytin, piren makilerinin rüzgara karışan kokusuyla baş döndüren bu bölge, çeşitli antik kentlerin de kucağında bulunuyor. Arymasa, Lissae, Krya, Kalimache gibi antik kalıntılar yatla bölgeye gelen turistlerin gezdikleri yerler arasında yer alıyor. Her türlü deniz sporuna imkan tanıyan Göcek çevresindeki durgun denizde, Dalyan ve Köyceğiz’den gelen Nil kaplumbağasına da rastlanıyor. Yatlar için her türlü servisin verildiği iki marina var Göcek’te. Üçüncü ve en büyük marina ise kısmen hizmet veriyor. Şu anda hizmet veren marinaların ikisi Göcek merkezinde ve diğeri ise Simavi koyu olarak ta adlandırılan koyda. Son yıllarda deniz tutkunlarının gözde mekanlarından biri olan Göcek, birbirinden güzel koy ve adaların yakınında olması nedeniyle bölgenin çekim noktası. Tam donanımlı marinası ihtiyaç duyulan her hizmeti sağlarken, bölge III. dereceden doğal alan ilan edilerek korumaya alınmış.
Göcek’in eski adı, Kalinche. Yörede yer alan pek çok koyda bulunan kalıntılardan anlaşıldığı kadarıyla, bu koylar çok eskilerden beri yaşam yerleri olarak kullanılmış. Göcek çevresinde yer alan koyların hepsi de cennetten bir parça: Atbükü, Boynuz Bükü, Bedri Rahmi, Siralibük, Sarsala, Manastır, Göbün Coves ve Göcek, Yassicalar, Tersane and Domuz Adaları gibi.
Tatil Cenneti : Didim
Aydın’ın turistik bir ilçesi olan Didim’in ilk yerleşim izleri M.Ö 8000 yılına kadar uzanıyor. Persler, Romalılar, Bizanslılar ve Türkler… Daha niceleri belki de bu topraklarda yaşadı, daha nice tarihi olaylara sahne oldu bugünkü Didim… Yaz aylarında önemli sayıda turistin ziyaret ettiği Didim’de neler var, neler yok bir göz atalım…
Didim denizle doğanın, doğa ile tarihin birleştiği noktada… Kilometrelerce uzunlukta tertemiz plajlara, yazın en sıcak havasında bile hissedilmeyecek kadar az nem oranına sahip bir bölge… Antik Didyma kentinin üzerine kurulan açık hava müzesi ile tarihi kalıntıların izlenebileceği noktada Didim… Apollon Tapınağı ve tapınağın 20 km kuzeyindeki Milet Şehri, dönemin yöre halkının geleceklerini öğrenme ve dertlerine çare bulmak için kurulmuş. Kutsal Didim’in ilk dönemi, Perslerin Milet’i ele geçirmesi ve tapinagı yakıp yıkmasıyla son bulmuş. Ancak İskender’in gelişiyle beraber yeniden bir canlanma yaşanmış ve İskender’in komutanlarından Seleukos’un emriyle, IÖ 300 dolaylarında bugün kalıntılarını gördügümüz tapınağın inşasına başlanmış.
“Didyma” sözcügü “İkiz Kardeş” anlamina geliyor. Tanrı Apollon, Tanriça Artemis’in ikiz kardeşidir. Artemis adina Efes’te, dünyanin yedinci harikasi kabul edilen “Artemis Tapinagi” vardır. Milet-Apollon Tapinagi arasinda uzanan “Kutsal Yol” sonunda “Artemis Kutsal Alani” bulunuyor.
1991 yılında ilçe olan Didim’de gezilecek yerlerde oldukça fazla. Pek çok kültürün yaşamına sahne olan Didiem’de çevre gezileri için kalkan tekneler sizin gezip, görme ihtiyacınızı fazlasıyla karşılayabilir. Cennet Adaları, Haydar Koy, Çamlık veya Dalya Koyu, Gümül Koy ve Akvaryum Koyları sizi kendilerine hayran bırakacaklar. Didim, Milet Priene birbirine yakın önemli antik kendtler. Milet’în günümüze kadar güzel bir şekilde korunan tiyatrosu ve hamamları görülmesi gereken yerlerden…
Havası, denizi ve planlı yerleşimi ile dikkat çeken Akbük ise son zamanların gözde yerlerinden. Tarihi yerleri olarakta oldukça zengin olan Akbük’ün sakin yapısı ise, kafa dinlemek isteyenler içi birebir. Oteller, tatil köyleri ve pansiyonlar ise genelde Akbük ve çevresinde toplanıyor.
Tarihi yerlerden sonra tatil için Didim’i tercih etmenizin önemli diğer bir nedeni de eminiz ki denizi ve güneşi olacak. Dillere destan plajlara sahip olan Altınkum, Didim’in en gözde plaj yerleşimlerinin birincisi konumunda. Rüzgar sörfü için her yaz sezonunda sötfçülerin akın ettiği Altınkum’da tekne turları ile balık avına da çıkabilirsiniz. Dalış okullarında, dalış dersleri alarak, deniz altındaki bambaşka dünyaya dalış yapabilirsiniz. Peki kış aylarında Didim’e gidilmez mi? Didim’in yazı da kışı da ayrı bir güzel… Kışın birçok otel Didim’de kapılarını açık tutuyor. Milet’in uzantısı olan Akköy, özellikle kış aylarında bambaşka bir güzelliğe bürünüyor. Didim’de tek şarap yapan köyü gezip, üzüm bağlarında şarabın tarihten gelmiş ve yerleşmiş kültürüne gözlerinizle tanık olabilirsiniz.
Didim’e gittiğinizde Ege’ye özgü leziz yemeklerden tadabilirsiniz. Sıra sıra dizilmiş olan restoran ve cafeler tatilinizde sevdiklerinizle vakit geçirmek için uygun olabilir.
Peki bu kadar bahsettik ama Didim’e nasıl gideceksiniz? Didim İzmir’e 173, Aydın’a ise 103 km. Ankara’ya 700, Milas’â ise 80 km uzaklıkta. Ayrıca Didim’e bütün sezon boyunca, ülkemizin hemen hemen tüm illerinde düzenli otobüs seferleri ile ulaşılabiliyor. Eğer otobüs sevmiyor, uçakla gitmek istiyorsanız; İzmir Havalimanı Didim İlçe Merkezine 140, Bodrum Havalimanı ise 70 km. uzaklıkta.
Tatil Cenneti : Antalya
Tam sıcaklar bastırmışken, tam da tatilde nereye gitsek diye düşünürken, eminiz ki aklınızdan Antalya geçiyordur. İşte Antalya’nın denizden, güneşten ibaret olmadığını anlatmak için, Türk turizminin kalbi olan Antalya’dan küçük detaylar;
Muhteşem plajları, birbirinden güzel ve keyifli tatil olanakları sağlayan tatil beldeleri ile Türk turizminin kalbinin attığı yer olan Antalya’da, oturduğunuz yerden bir tura çıkmak ister misiniz? Sıcakların arttığı, herkesin olmak istediği yerde
Antalya’da olsanız neler yapardınız?
Özellikle Mart-Aralık ayları arasında iklimin ve deniz suyu sıcaklığının elverişli olması ile devam eden deniz mevsimi ile turist potansiyelinde sürekli bir artış gözlemlenen Antalya ve çevresinde bulunan antik şehirler, ağırlıklı olarak yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Aspendos, Perge, Side gibi antik şehirler, ziyaretçi akınına uğramasının yanı sıra, tüm ihtişamı ile şehre ayrı bir güzellik ve hava katıyor. Şelaleler Nehri adına da sahip olan Antalya’da Düden, Manavgat ve Kurşunlu Şelaleleri’nde mola verip, şelalenin huzur veren görüntüsünün hemen yanında bir şeyler atıştırabilirsiniz. Antalya’da sur, kilise, camii, medrese, mescit ve hamamlar Antalya’yı keşfetmek için gidilmesi gerekli yerlerden…
Sırrı çözülemeyen tiyatro; Aspendos…
Antalya’nın 48 km doğusunda yer alan dünyaca ünlü Aspendos Antik Kenti, Türkiye’nin en iyi korunmuş tiyatrosu unvanına sahip. 2. yy.da inşa edilen tiyatronun kapasitesi ise 17 bin… 13. yy’da Selçuklular tarafından kervansaray olarak kullanılan, Aspendos, günümüzde, konser, festival gibi organizasyonlara ev sahipliği yapıyor. Efsaneye göre Aspendos, Truva Savaşı’ndan sonra Pamphylia’ya gelen kahraman Mopsos liderliğindeki Argive kolonicileri tarafından kurulmuş. Kendi adına madeni para bastıran ilk şehirlerden biri olan Aspendos, eski çağlarda politik bir güç olarak önemli bir tol oynamış. Türkiye’nin en görkemli, aynı zamanda işlevsel açıdan en iyi tasarlanmış ve en eksiksiz Roma tiyatrosu örneği olan Aspendos, yarım daire şeklinde inşaa edilmiş. Sahne binası, tiyatronun en dikkat çekici öğelerinden… Tiyatronun sahip olduğu mimarisinden dolayı elde edilen mükemmel akustiğin sırrı günümüzde bile hala çözülememiş… Orkestranın ortasında çıkartılan en ufak bir sesin bile en üst galerilerden rahatça duyulabilmesi, teknik ve mimari açıdan bir muamma olarak kalmış…
Hiç süphesiz ki Antalya, dünyanın en güzel yeridir. M.Kemal ATATÜRK
Antalya bünyesinde toplam 924 konaklama tesisi bulunuyor, 2006 yılı verilerine bakıldığında Antalya’ya gelen toplam turist sayısı ise; 6 milyon 403 bin 403… Bu veriler gösteriyor ki; Türk turizminin en büyük geliri Antalya’dan sağlanıyor. Antalya’da turistlerin öncelikli uğrak noktası olan Antalya Müzesi, görkemli eserlerle donatılmış çok önemli zenginlik kaynaklarımızdan biri. Müzede kronolojik ya da konularına göre sınıflandırılmış 13 tane salon bulunuyor. Müzede jeolojik zamanlara ait çeşitli fosillerden, M.S. 4. yüzyıla kadar, değişik kültür evrelerini içeren eserleri görebilirsiniz. Ayrıca müzede, ülkemizde ilk defa uygulanan bir bölüm olan, “Çocuk Müzesi Bölümü” açılmıştır. Çocukların müzelere ilgisini arttırmak için yapılan bu bölümde çocuk oyuncakları, kumbaralar bulunmaktadır.
Kemer’de eğlence dolu dizgin…
Antalya’ya 35 km. uzaklıkta bulunan Kemer’de, rüya gibi bir tatilin hemen hemen tüm alternatifleri bulunuyor. Türkiye’nin seçkin tesislerinin bulunduğu bölgede, mavi yolculuk yapabilir, su sporları ve dalış merkezlerinin olanaklarından yararlanarak tatilinizi daha da aktifleştirebilirsiniz. 80′li yılların başına kadar küçük bir köy olan Kemer, zamanla mükemmel koylarının ve kumsallarının keşfedilmesi ile tatil beldelerinin gözdesi konumuna geldi. Kemer’de bulunan antik yapılara yapacağınız ziyaret size Kemer hakkında fazlasıyla bilgi verecektir. M.Ö 7.yy.da Rodoslular tarafından kurulan Phaselis, Helenistik çağda kurulmuş olan Antik Olympos Kenti, Noel Baba’nın kemiklerinin bulunduğu Demre, yöre insanlarının yaşam tarzlarını görmek içinse Ay Işığı Yörük Parkı’nı ziyaret etmelisiniz. Tüm sahil şeridine Avrupa Çevre Koruma Parkı tarafından “Mavi Bayrak” ödülü verilen Kemer’de gönlünüzce denizin ve güneşin tadını çıkartabilirsiniz. Türk ve dünya mutfaklarının en beğenilen yemeklerini bulabileceğiniz Kemer’de Akdeniz mutfağının, olmazsa olmazı olan balık keyfini de fazlasıyla yaşayabilirsiniz. Akdeniz gözlemesi ve çay ile sabah kahvaltılarını unutulmaz kılabilir, Kemer’de yetiştirilen kavun ve meyvelerin içinde sunulan dondurmalar ile sıcak havayı bir anda unutabilirsiniz. Kemer’de gece hayatı Antalya’nın hemen hemen her yerinde olduğu gibi oldukça hızlı geçiyor. 24 saat eğlenebilecek yerler bulabileceğiniz Kemer’de, isterseniz bir diskoda sabah kadar dans edebilir, isterseniz Türk Sanat Müziği’nin örneklerini dinleyerek bir fasılda efkar dağıtın, isterseniz de dalga sesleri ile romantik dakikalar yaşayın.
Kaş, Alanya, Side…
Aile işletmeleri ve küçük işletmelerin bulunduğu Kaş ise yaylaları ile ünlü… Uçarsu ve Yeşil Göl ziyaret edilmesi gereken yerler arasındadır. Eğer golfe meraklıysanız Antalya’da gitmeniz gereken yer; Serik’tir. Doğal dokusu ince kumlu uzun ve derin plajları ile sessiz, sakin bir tatile olanak tanıyor. Türkiye’nin ilk turist çeken antik kentlerinden olan Side’de ise, şehir yaşamından uzak, köy havasında bir tatil geçirebilirsiniz. Side’de gezerken kendinizi yurtdışında bir tatilde hissetmeniz olası. Çünkü Side çarşıda Türkçe konuşan pek kimseye rastlayamayabilirsiniz. Turistik bir bölge olmasından ötürü, mağazalardaki satıcıların sizinle İngilizce konuşmasını doğal karşılamalısınız. Side’de çoğu şey, turistlere odaklı olarak planlanmış. Küçük pansiyonlarda konaklamak, Side’nin o eşsiz denizinden tüm gün boyunca faydalanmak, antik tiyatro ve tarihi kalıntıları rehber eşliğinde gezerek tarihi biraz olsun anlamak, Side çarşıda bulunan birbirinden ilginç restoranlarda ilginç yemekler ya da yan yana dizilmiş balık restoranlarında eşsiz manzaraya karşı yemek yemek. Antalya’nın meyve üretim deposu olan Alanya ise meşhur Alanya Kalesi ile adeta turist çekim merkezi haline gelmiştir. Dev tesisler, küçük pansiyonlar, tatil köyleri Alanya’ya renk katıyor. Gece hayatının da pek çok yere göre canlı olması, bölgeye gelen konukların bir sonraki seferde de Alanya’yı tercih etmesine sebep oluyor. Aya Yorgi Kilisesi, Alaaddin Camii, Alara Kalesi, Kızılkule, Alarahan, Şarapsa Hanı, Kargıhan önemli turist alanlarından… Damlataş Mağarası ise yoğun olarak ziyaret edilen yerlerden… Alanya’da Alara çayı üzerinde rafting yapabilir,
Antalya’da balık ziyafeti…
Antalya’da isteğiniz çeşitte ve çoklukta lezzetli yemekleri Kale İçi’nde bulabilirsiniz. Yöresel yemeklerin tadına bakmak isterseniz; “7 Mehmet Restoran’ı” size, Antalya’ya özgü yemekleri sunacaktır. Antalya’nın en büyük restoranı olarak ün yapmış olan bu mekan, iç dekorasyonu ve dış mimarisiyle de bazı ödüller almış bir mekandır. 1200 kişi kapasiteli olan bu restoran, eski Antalya yemekleri konusunda oldukça iddialı bir mekandır.
Eğer Antalya’da balık keyfi yapmak isterseniz; Lara’da ki Antalya Balık Evi’ne uğramalısınız. Dünya mutfaklarından lezzetler, yeni mekanlar için ise; Yat Limanı’nda ki mekanları deneyebilirsiniz.
Antalya’da gezip, görebileceğiniz o kadar çok yer var ki… Mesela Antalya’ya 15 km uzaklıkta ki, Perge’de Anadolu’nun en görkemli hamamına gidebilir, Perge surlarını ziyaret edebilir, anıtsal çeşme’de soluklanıp, muhteşem manzarasında fotoğraf çekebilirsiniz. Uzunluğu 13 kilometreyi bulan bir kanyonun ağzı olan Saklıkent’e ise Antalya’ya 50 km uzaklıkta. Daracık kanyonun içinde uzun yürüyüşler yapabilir, denize girebilirsiniz. Ayrıca eğer Antalya’yı kışın ziyaret edecekseniz, Saklıkent’te Ocak-Mart aylarında en iyi sezonun yaşandığı kayak merkezi bulunuyor. Merkezde bulunan tele-skilerle çıkacağınız doruktan aşağı kendinizi bırakırken, kışın ve kayağın tadını çıkarabilir, tertemiz havayı içinize çekebilirsiniz. Yine yaz tatili haricinde bir sezonda gittiğiniz Antalya’da kültürel olarak yapacağınız gezilerde, Kaleiçi’ne mutlaka uğramalısınız. Antalya’nın tarihi çekirdek kenti olarak tanımlanan Kaleiçi, iki surla çevrili. Bergama Krallığı döneminde yapılan Kaleiçi, özellikle yabancı turistlerin ilgi odağı oluyor. Roma İmparatoru Hadrianus’un onuruna yaptırılan Hadrianus Kapısı, Hıdırılık Kulesi, Alaeddin Keykubad tarafından 13.yy. da yaptırılan 37 metrelik Yivli Minare, Kesik Minare ve Antalya’nın tarihi limanı Kaleiçi’nde görmeniz gereken başlıca eserler… Ana kaynağı Kırkgöz’den gelen suyun döküldüğü yer olan Düden Şelalesi, piknik yapma olanakları ile de ziyaretçilere unutulmaz bir gün geçirmelerini sağlıyor. Şehir merkezine 8 km. uzaklıkta olan şelale, sıcak yaz günlerinde serinlemek için ideal bir yer. Hafta sonları aşırı kalabalık, şelalenin tadını doyasıya çıkarmanıza engel olabilir. Bir de Antalya’nın önemli liman beldesi olan Kaş, eğlence merkezleri, restoranları ile Lykia bölgesinin küçük ama önemli bir bölgesi. Antik kenr Antiphellos’un en güzel kalıntılarını barındıran Kaş’ta tekne gezileri yapabilirsiniz.
Antalya’dan Kaş’a minibüs ya da otobüslerle gidebilirsiniz. Kaş, İstanbul’dan 928, Ankara´dan 758, İzmir´den ise 498 kilometre uzaklıkta.
Türkiye’nin en ihtişamlı otelleri Belek’te…
Antalya’nın 40 km uzağında bulunan Belek, zamanla Antalya’dan farklı bir tatil bölgesi olarak anılmaya başladı. Modern otelleri, alış veriş olanakları, bir yanda güzel yemekler yiyip bir yandan da bulunduğunuz mekânlardan keyif alabileceğiniz restoranları ve özellikle dünya standartlarında olan golf tesisleriyle doğa ile sporu, tarih ile dinlenmeyi bir arada sunan tatil bölgelerimizden biridir.
Belek, 3 bölgeye ayrılmış; Üçkum Tepesi, Taşlıburun ve Belek’in girişine verilen ad olan Kadriye Bölgesi. Belek ile Serik arasında bulunan bölgede ise bir de Boğazkent adı verilen yerleşim alanı bulunuyor. Belek, Türkiye’nin en güzel otellerinin bulunduğu turizm merkezlerinden biri olmakla beraber, en fazla yatak kapasitesine sahip bölgemizdir. Turizm alanında Antalya’nın gözbebeği konumunda…
Belek’te golf oynanır
Belek golf sporu ile de dünya çapında isim yapmış bir beldemiz… Doğa ile iç içe spor yapma olanağı sunan Belek’te dünyanın en büyük golf alanları bulunuyor. Golf ün tarihi oldukça eskilere dayanır. Bu spor uzaktan bakıldığı zaman rutin bir spormuş havası verse de golf tutkunları için vazgeçilmez bir spordur. Golf oynarken, saatlerce atış yapmak ve topunuzun peşinden yürümeniz gerekir ve bu da vücudunuzu oldukça hareket ettirmenizi sağlar, bunun yanı sıra beyninizi de çalıştırmanız, topa ve oyuna oldukça iyi adapte olmanız gerekmektedir. Belek’te bulunan golf sahalarında golf oynayabilir ya da burada bulunan öğretmenlerden golf dersleri alabilirsiniz. Ancak bu sporun oldukça pahalı bir spor olduğunu hatırlamadan da geçmeyelim.
Belek’te gün batımında yiyeceğiniz muhteşem balıklar eşliğinde, Belek’in meşhur karpuz, bergamut ve turunç reçellerini deneyebilir ve evinize dönerken bir kavanoz reçel satın alabilirsiniz. Antalya özgü olan bir çok yemeğin de Belek’te tadına bakabilirsiniz. Bunların başında Antalya Piyazı, tahin ve limon suyundan yapılan Hibeş ve yoğurt, et, nohuttan yapılan Kulak Çorbası’nı deneyebilirsiniz.
Tatil Cenneti : Kuşadası
Ege Bölgesi’nin denizle buluştuğu yerde, Marmaris, Bodrum gibi turizm merkezlerinin odağında bulunan Kuşadası tatilinizi unutamayacaksınız…
Kuşadası’na İzmir’den Kuşadası’na,İzmir Aydın yolunun 65km’sinden, 25km’lik yol izlenerek yaklaşık 1,5 saatte ulaşabilirsiniz. Uçakla Adnan Menderes Havaalanı’ndan modern karayolu ile de ulaşabilirsiniz.
Kuşadası’nda güneşlenip, denizin tadını çıkardıktan sonra, tatilinizin en azından bir gününü gezmeye ayırın. M.Ö 1000 yılında kurulmuş, eski ticaret merkezlerinden biri olan Efes liman kentini mutlaka görün. Osmanlı, Selçuklu, Bizans ve Roma uygarlıklarının izlerini tüm mükemmelliği ile ancak Efes’te görebilirsiniz.
Meryem Ana Evi’ni görmeden Kuşadası’ndan dönerseniz eğer çok pişman olabilirsiniz. Hıristiyanların en önemli kutsal yerlerinden biri olan Panaya Kapula, yatalak bir rahibe olan Catherine Emmerich’nin gördüğü bir rüya sonucunda araştırmacılar tarafından bulunmuştur. Meryem Ana’nın son yıllarını burada geçirdiği düşünülmektedir. Turistlerin akınına uğrayan yer, son yıllarda yapılan restorasyonla daha cazip hale getirilmiştir.
Artemis Tapınağı: Dünyanın yedi harikasından biri sayılan Artemis Tapınağı M.Ö. 550 yıllarında Efes antik kentinde kuruldu. Tamamı mermerden oluşan tapınak o yıllarda hem pazaryeri hem de bir dini müessese olarak kullanılıyordu.
Kuşadası’nın hemen kıyısında yer alan küçük bir ada olan ve bir mendirek ile sahile bağlanan Güvercinada, tatilcilerin uğrak yerlerinden. Sarp kayalar üzerine inşa edilen Bizans Kalesi restore edilerek, çayhane, diskotek, restoran gibi dinlenme ve eğlence yerleri açılarak turistlerin adaya akın etmesi sağlanmıştır. Ayrıca kalenin gece ışıklandırılmış görüntüsünü görmeniz tavsiye edilir!
Güneşlenmek için…
Kuşadası’n da iki tane mavi bayraklı plaj bulunuyor. Çam Limanı ve Türkiye’de özenle korunan parkların başında gelen Milli Park bölgesindeki Dilek Yarımadası güneşlenmek ve denize girmek için ideal plajlar… Berrak bir denize sahip olan yarımadada, doğanın ve bol oksijenin içinde, berrak denizinde serinlemenin keyfini çıkartırken aynı zamanda bu doğa harikası parkta piknik yapmanın ve çevreyi gezmenin tadına varabilirsiniz.
Kuşadası, ziyaretçilerinin yıl boyunca yoğun olmasından dolayı her damak zevkine uygun tatları bulabileceğiniz bir bölge. Merkezde bulabileceğiniz balık restoranlarında, Ege bölgesine özgü olan balık keyfini Kuşadası’nda yaşayabilirisiniz. Ege ve Akdeniz mutfağından yemeklerin tadına bakmak isterseniz eğer, Kuşadası- Davutlar arsında 800 yıllık çınar ağacını altına kurulmuş olan Çınar Restoranı’nda yemek yiyebilirsiniz.
Gece hayatı, Kuşadası’nda dolu dizgin sürüyor. Yerli yabancı turistlere özel pek çok mekanın bulunduğu Kuşadası’nda özellikle Barlar Sokağı’nda sabaha kadar süren müzik eşliğinde, gönlünüzce eğlenebilirsiniz. Her zevke hitap eden Kuşadası, ister hafif müzikle sohbet ortamı, ister yüksek sesli clubler, isterseniz de kareoke yapabileceğiniz ilginç mekanlarıyla size bir çok seçenek sunuyor. Artık seçmesi size kalmış.