Posts Tagged ‘pamukkale’
Pamukkale’de gezilecek yerler, antik kentler
Dünyaca ünlü pamuk gibi travertenleri ile ünlü Pamukkale Denizli il merkezine 18 kilometredir.
Birçok antik kent ve dinsel yapının olmasından dolayı burası kutsal kent olarak adlandırılır. İlk Çağda yaşayan Strabon ile Ptolemaios’a göre, Karia bölgesine sınır olan Laodikeia ve Tripolis kentlerine yakınlığı ile Pamukkale’nin – asıl adıyla Hieropolis’in – bir Frigya kentidir. Kentin Bergama krallarından II. Eumenes tarfından M.Ö. II. yüzyılda kurulduğu ve Bergamanın kurucusu Telephosun karısı Amazonlar kraliçesi Hiera’nın adını aldığı biliniyor. Roma döneminde büyük depremler yaşayan kent baştan sona yenilenmiştir. Daha sonra Bizans döneminde de önemli bir merkez olan Hierapolis 12. yüzyılda Türklerin eline geçmiştir.
Surlar
MS. 5. yüzyılda, kuzey, güney ve doğu yönlerinde surlarla çevrilmiştir. Büyük kısmı bugün yıkılmış halde olan surlara, 24 adet kare planlı kule yerleştirilmiştir. iki anıtsal kapı ve iki küçük kapı olmak üzere 4 girişi vardır. Kuzey ve güney anıtsal kapıları ana caddeye açılır.
Büyük Hamam Kompleksi
Bugün, masif duvarları ve bazı tonozları ayakta kalabilmiş olan yapının iç mekanlarının mermerle kaplı olduğuna dair izler bulunmaktadır. Hamamın planı diğer tipik Roma hamamları gibidir. Önce girişte büyük avlu, iki yanında büyük holler bulunan kapalı dikdörtgen bir alan ve esas hamam yapısı yer alır. Palaestranın yan kanatlarında, biri güneyde, diğeri kuzeyde olan iki büyük hol imparatora ve törenlere ayrılmıştır. Hamam kompleksinin kalıntıları MS. 2. yüzyıla tarihlenir. Büyük hole bitişik tonozlu kapalı mekanlar günümüzde müze olarak kullanılmaktadır.
Apollon Tapınağı
Mevcut tapınak, eski ve dini mağara olarak bilinen Plutonion üzerine kurulmuştur. Yerli halkın en eski dini merkezi olan bu yerde Apollon, bölgenin Ana Tanrıçası Kybele ile buluşmuştur. Eski kaynaklar, Ana Tanrıça Kybele rahibinin bu mağaraya indiğini ve zehirli gazdan etkilenmediğini bildirirler. Apollon Tapınağında üst yapıya ait kalıntılar MS. 3. yüzyıldan geriye gitmemektedir. Tapınak alanına geniş basamaklarla çıkılır.
Tarih ve Tatil Cenneti : Pamukkale
Denizli’nin dünyaya açılan penceresi Pamukkale, travertenlerin sunduğu görsel zenginlikle, yılda 1 milyonun üzerinde yerli ve yabancı turisti misafir ediyor. Doğa ile tarihin buluştuğu, UNESCO’nun “Dünya Kültür Mirası Listesi”nde bulunan Pamukkale, Türkiye’de deniz turizmine alternatif merkezlerden biri konumunda bulunuyor.
Denizli’nin kuzeyinde yer alan ve antik kent Hierapolis ile iç içe olan Pamukkale, kent merkezine 20 kilometre uzaklıkta. Bergama Kralı II. Eumenes tarafından M.Ö. 197 yılında kurulan, adını da Amazonlar Kraliçesi Hiera’dan alan Hierapolis, aynı zamanda “kutsal kent” olarak anılıyor. Hz. İsa’nın havarilerinden St. Philip’in burada öldürülmesi ve onun adına anıt mezar yaptırılması, Hierapolis’in inanç turizmi açısından da öne çıkmasını sağlıyor.
Apollon Tapınağı, St. Philip Martyriumu, Antik Tiyatro, Roma Kapısı, Kuzey Bizans Kapısı, Agora, bugün müze olarak kullanılan Roma Hamamı, su kanalları, Direkli Kilise ve nekropoller, Hiearapolis’teki başlıca tarihi yapılar. Bu yapıların bir bölümü İtalyanlar tarafından 1957 yılından bu yana sürdürülen kazılarda ortaya çıkarılmış durumda. Yine kazılarda bulunan tarihi eserler, Hierapolis Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor.
Pamukkale’nin batısında yer alan ve 3 yıldır kazı çalışmaları yapılan Eskihisar Köyü yakınlarındaki Laodikya, Buldan İlçesi’ne bağlıYenicekent yakınlarındaki Tripolis, Honaz İlçesi yakınlarındaki Colossea, Lycus Vadisi olarak anılan bölgedeki diğer antik kentler.
Pamukkale’nin binlerce yıldır yerleşim merkezi olmasını sağlayan şifalı termal su, beyaz travertenlerin de hayat kaynağı. Uzmanlar, yüksek miktarda kalsiyum hidrokarbonat içeren suyun, havadaki oksijenle teması sonucu karbondioksit ve karbonmonoksitin uçtuğunu, kalsiyum karbonatın çökerek Pamukkale’ye adını veren travertenleri oluşturduğunu belirtiyorlar.
Pamukkale’nin, hemen yakınındaki Karahayıt ve Gölemezli’deki termal kaynakların romatizma, kalp, damar sertliği, tansiyon ve deri rahatsızlıklarına iyi geldiği ifade ediliyor. Su ılık içildiğinde spazmlı mideleri rahatlattığı, idrar yolu iltihaplarında etkili olduğu, banyoyla birlikte deri altına yapılan gaz şırıngalarıyla damar iltihaplarına karşı kullanıldığı ifade ediliyor. Bölgedeki bazı oteller, termal tedavi konusunda eğitim almış uzmanpersoneliyle sağlık turizmine yönelik faaliyetlerini sürdürüyor. Ayrıca bazı tesisler ve pansiyonlar, kaplıca tedavisi için gelenlere hizmet sunuyor. Pamukkale’deki termal havuz ise yaz-kış ısısı değişmeyen 35 derecelik suyuyla bölgeye gelen turistlerin keyifle zaman geçirdiği yerler arasında bulunuyor.
TERMAL KAYNAKLAR
Pamukkale’nin binlerce yıldır yerleşim merkezi olmasını sağlayan şifalı termal su, beyaz travertenlerin de hayat kaynağı. Uzmanlar, yüksek miktarda kalsiyum hidrokarbonat içeren suyun, havadaki oksijenle teması sonucu karbondioksit ve karbonmonoksitin uçtuğunu, kalsiyum karbonatın çökerek Pamukkale’ye adını veren travertenleri oluşturduğunu belirtiyorlar.
Pamukkale’nin, hemen yakınındaki Karahayıt ve Gölemezli’deki termal kaynakların romatizma, kalp, damar sertliği, tansiyon ve deri rahatsızlıklarına iyi geldiği ifade ediliyor. Su ılık içildiğinde spazmlı mideleri rahatlattığı, idrar yolu iltihaplarında etkili olduğu, banyoyla birlikte deri altına yapılan gaz şırıngalarıyla damar iltihaplarına karşı kullanıldığı ifade ediliyor. Bölgedeki bazı oteller, termal tedavi konusunda eğitim almış uzmanpersoneliyle sağlık turizmine yönelik faaliyetlerini sürdürüyor. Ayrıca bazı tesisler ve pansiyonlar, kaplıca tedavisi için gelenlere hizmet sunuyor. Pamukkale’deki termal havuz ise yaz-kış ısısı değişmeyen 35 derecelik suyuyla bölgeye gelen turistlerin keyifle zaman geçirdiği yerler arasında bulunuyor.
APOLLON VE ARTEMİS’İN DOĞUŞU
Apollon ve Artemis, Leto ile Zeus’un çocuklarıdır. Bu iki tanrı daha çok Anadolu kökenli oldukları için Anadolu’da tapınım görmüşlerdir. Apollon ve Artemis, Truva Savaşları’nda da Anadolu tarafını tutmuşlardır. Mitolojiye göre Zeus’tan gebe kalan Leto, Zeus’un karısı Hera’dan korktuğu için Apollon’u Delos Adası’nda doğurur. Yaygın olan mitolojiye göre Leto Artemis’i İzmir yakınlarındaki Klaros’ta doğurmuş ve orada saklamıştır. Onun için Artemis Efes’te baş tanrıça olarak tapınım görmüştür. Apollon’un ise Likya Bölgesi’nde Patara’da doğduğu ve büyüdüğü daha yaygındır. Kabartmada Leto, Apollon’u doğurmak için yatağa uzanmıştır. Hizmetçiler doğum için yardım etmektedirler. Artemis’in doğumunda ise genç kızlar (Horai) ellerinde lavanta çiçekleri ve afyon kozaları ile kutsal doğum olayını izlemektedirler
NİOBİDLER EFSANESİ
Niobe efsanesi Anadolu’ya özgüdür. Niobe babasının kral olduğu Sipylos (Manisa) Dağı yöresinde doğmuştur. Tanrıça Leto ile birlikte büyümüş, onunla arkadaşlık etmiştir. Thebai Kralı Amphion ile evlenmiş altı kız, altı erkek olmak üzere oniki çocuk doğurmuştur. Efsane, Niobe’nin çok çocuklu olmasından kaynaklanır. Niobe kendisini tanrıça Leto ile bir tutmuş, tanrıçanın iki çocuğu var bende ise bir düzine diye gururlanmıştır. Anneleri Leton’un olaya çok üzüldüğünü gören Apollon ve Artemis Niobe’ye çok kızmışlar, oklarıyla Niobe’nin tüm çocuklarını öldürmüşlerdir. Çocuklarını kaybetmenin üzüntüsü ile Niobe taş kesilmiştir. Efsane Manisa yöresinde bugün hala yaşamaktadır. Burada kadın yüzü şeklinde bir kaya vardır ve göz şeklindeki iki oyuğundan sular sızmaktadır.
ODUNCU GÜZELİ EFSANESİ
Pamukkale’ye hayat veren termal suyun mitolojik çağlardan günümüzeöyküsünde anlatılanlara göre, beyaz cennetin yaslandığı Çökelez Dağı’nın eteklerinde yaşayan bir oduncu ve onun kızı varmış. Kızın her yeri çıban ve sivilceliymiş. Bu nedenle de aynaya bile bakamaz, durgun sularda kendini seyredemez, utandığından kimselere görünmezmiş. Ona rastlayanlar da yolunu değiştirirlermiş. Oğlan anaları, “Aman çirkin kız, Allah oğlumu senden esirgesin” diye dua edermiş. Altın kalpli kız ise çirkinliğine, bu nedenle insanların ona reva gördüğü haksızlıklara hiç alışamamış.
Bir gün Denizli Beyi’nin oğlu, Çökelez Dağı’nda keklik avlarken su birikintisinin içinde sırma saçlı, güzel yüzlü bir kız olduğunu fark eder. Hemen onu alıp bir ağacın gölgesine yatırır. Bir süre sonra kendine gelen oduncunun kızı “Ben ölmedim mi” diye ağlamaya başlar. Neden ölmek istediği sorulduğunda çirkin olduğunu, bu nedenle herkesin kendisiyle alay ettiğini anlatır.
Bey oğlu, “Sen mi çirkinsin oduncu güzeli? Eğil suda kendine bir bak, senden güzeli var mı?” deyince, korkarak sudaki siluetine bakar.Bir de ne görsün… Sivilceli, her tarafı yaralardan geçilmeyen kız gitmiş, onun yerine dünya güzeli biri gelmiş. Meğer, Çökelez’in taşlarını Pamukkale yapan sırlı sular, oduncunun kızını da eşi bulunmaz bir güzele çevirmiş.
ST.PHİLİPPUS MARTYRİUMU(Pamukkale):
St. Philippus kutsal alanı, şehrin en üst noktasındaki tepe üzerinde yer almaktadır. Bu haliyle ve heybetiyle Hıristiyanlığın Hierapolis`deki hakimiyetini sembolize eder. Yapının mükemmel dizaynı, mimarının Constantinapolis (ıstanbul)’den olduğunu göstermektedir. Martyrium, 20mx20m’lik bir kareyi teşkil eden oktoganal (sekizgen) planlıdır. Yapı, odaların sıralandığı, dört yönde girişi olan mekan içinde, merkezde sekizgen kasnaklı kubbe ve bundan ayrılan dikdörtgen sekiz odadan oluşan kompleksten meydana gelmiştir. Ortada yer alan 20 metre çapındaki mekanın üstü, ahşap çatı üzerine kurşun levha ile kaplanmış bir kubbe ile örtülmüştür. Köşegen eksende yer alan odalar, üçgen avlulara bakarlar. Sekiz ışınsal oda, aralarında her iki yönde uzanan koridorlar aracılığıyla bağlantılıdırlar ve her bir plaster içine, üçü apsisli yedi kenarı olan, küçük ibadet mekanları açılmıştır. Bu küçük mekanlar yapı bağlamından ayrı tutulmuş, belki de buraları tek başına ibadet etmek isteyenler içindir. Büyük dikdörtgen mekanlar sekizgen merkez çekirdeğe, uçlarda yer alan traverten taşından gömme ayaklar ve yine sekizgen olan mermer plintheler üstündeki, mermer ara sütunlarla taşınan üç arkad aracılığı ile açılırlar. Sütunların üzerindeki kompozit başlıklar da mermerdendir. Batı ve güney kenarlarda yer alan çevre odaları, buraya dinsel amaç için gelen ziyaretçilerin barınmalarına ayrılmıştır.
GEZİLECEK DİĞER YERLER
Güney İlçesi’ndeki Güney Şelalesi, Honaz’ın Kaklık Beldesi’nde bulunan ve “yeraltındaki Pamukkale” olarak anılan Kaklık Mağarası, Acıpayam İlçesi’ndeki Keloğlan Mağarası, Çardak İlçesi yakınlarındaki Acıgöl Kuş Gözlem Yeri, Beyağaç İlçesi’ndeki Anıt Orman ve Kartal Gölü, Denizli’de doğal güzellikleriyle dikkat çeken yerlerden bazıları.
Bir tekstil kenti olan Denizli, birçok ilden alışveriş yapmaya gelenlere Bayramyeri, Kaleiçi Çarşısı ve çevresindeki mağazalarla, ürün seçenekleri sunuyor.