Posts Tagged ‘side’

PostHeaderIcon Tatil Cenneti : Antalya

antalyaTam sıcaklar bastırmışken, tam da tatilde nereye gitsek diye düşünürken, eminiz ki aklınızdan Antalya geçiyordur. İşte Antalya’nın denizden, güneşten ibaret olmadığını anlatmak için, Türk turizminin kalbi olan Antalya’dan küçük detaylar;

Muhteşem plajları, birbirinden güzel ve keyifli tatil olanakları sağlayan tatil beldeleri ile Türk turizminin kalbinin attığı yer olan Antalya’da, oturduğunuz yerden bir tura çıkmak ister misiniz? Sıcakların arttığı, herkesin olmak istediği yerde

Antalya’da olsanız neler yapardınız?
Özellikle Mart-Aralık ayları arasında iklimin ve deniz suyu sıcaklığının elverişli olması ile devam eden deniz mevsimi ile turist potansiyelinde sürekli bir artış gözlemlenen Antalya ve çevresinde bulunan antik şehirler, ağırlıklı olarak yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Aspendos, Perge, Side gibi antik şehirler, ziyaretçi akınına uğramasının yanı sıra, tüm ihtişamı ile şehre ayrı bir güzellik ve hava katıyor. Şelaleler Nehri adına da sahip olan Antalya’da Düden, Manavgat ve Kurşunlu Şelaleleri’nde mola verip, şelalenin huzur veren görüntüsünün hemen yanında bir şeyler atıştırabilirsiniz. Antalya’da sur, kilise, camii, medrese, mescit ve hamamlar Antalya’yı keşfetmek için gidilmesi gerekli yerlerden…

Sırrı çözülemeyen tiyatro; Aspendos…
Antalya’nın 48 km doğusunda yer alan dünyaca ünlü Aspendos Antik Kenti, Türkiye’nin en iyi korunmuş tiyatrosu unvanına sahip. 2. yy.da inşa edilen tiyatronun kapasitesi ise 17 bin… 13. yy’da Selçuklular tarafından kervansaray olarak kullanılan, Aspendos, günümüzde, konser, festival gibi organizasyonlara ev sahipliği yapıyor. Efsaneye göre Aspendos, Truva Savaşı’ndan sonra Pamphylia’ya gelen kahraman Mopsos liderliğindeki Argive kolonicileri tarafından kurulmuş. Kendi adına madeni para bastıran ilk şehirlerden biri olan Aspendos, eski çağlarda politik bir güç olarak önemli bir tol oynamış. Türkiye’nin en görkemli, aynı zamanda işlevsel açıdan en iyi tasarlanmış ve en eksiksiz Roma tiyatrosu örneği olan Aspendos, yarım daire şeklinde inşaa edilmiş. Sahne binası, tiyatronun en dikkat çekici öğelerinden… Tiyatronun sahip olduğu mimarisinden dolayı elde edilen mükemmel akustiğin sırrı günümüzde bile hala çözülememiş… Orkestranın ortasında çıkartılan en ufak bir sesin bile en üst galerilerden rahatça duyulabilmesi, teknik ve mimari açıdan bir muamma olarak kalmış…

Hiç süphesiz ki Antalya, dünyanın en güzel yeridir. M.Kemal ATATÜRK
Antalya bünyesinde toplam 924 konaklama tesisi bulunuyor, 2006 yılı verilerine bakıldığında Antalya’ya gelen toplam turist sayısı ise; 6 milyon 403 bin 403… Bu veriler gösteriyor ki; Türk turizminin en büyük geliri Antalya’dan sağlanıyor. Antalya’da turistlerin öncelikli uğrak noktası olan Antalya Müzesi, görkemli eserlerle donatılmış çok önemli zenginlik kaynaklarımızdan biri. Müzede kronolojik ya da konularına göre sınıflandırılmış 13 tane salon bulunuyor. Müzede jeolojik zamanlara ait çeşitli fosillerden, M.S. 4. yüzyıla kadar, değişik kültür evrelerini içeren eserleri görebilirsiniz. Ayrıca müzede, ülkemizde ilk defa uygulanan bir bölüm olan, “Çocuk Müzesi Bölümü” açılmıştır. Çocukların müzelere ilgisini arttırmak için yapılan bu bölümde çocuk oyuncakları, kumbaralar bulunmaktadır.

Kemer’de eğlence dolu dizgin…
Antalya’ya 35 km. uzaklıkta bulunan Kemer’de, rüya gibi bir tatilin hemen hemen tüm alternatifleri bulunuyor. Türkiye’nin seçkin tesislerinin bulunduğu bölgede, mavi yolculuk yapabilir, su sporları ve dalış merkezlerinin olanaklarından yararlanarak tatilinizi daha da aktifleştirebilirsiniz. 80′li yılların başına kadar küçük bir köy olan Kemer, zamanla mükemmel koylarının ve kumsallarının keşfedilmesi ile tatil beldelerinin gözdesi konumuna geldi. Kemer’de bulunan antik yapılara yapacağınız ziyaret size Kemer hakkında fazlasıyla bilgi verecektir. M.Ö 7.yy.da Rodoslular tarafından kurulan Phaselis, Helenistik çağda kurulmuş olan Antik Olympos Kenti, Noel Baba’nın kemiklerinin bulunduğu Demre, yöre insanlarının yaşam tarzlarını görmek içinse Ay Işığı Yörük Parkı’nı ziyaret etmelisiniz. Tüm sahil şeridine Avrupa Çevre Koruma Parkı tarafından “Mavi Bayrak” ödülü verilen Kemer’de gönlünüzce denizin ve güneşin tadını çıkartabilirsiniz. Türk ve dünya mutfaklarının en beğenilen yemeklerini bulabileceğiniz Kemer’de Akdeniz mutfağının, olmazsa olmazı olan balık keyfini de fazlasıyla yaşayabilirsiniz. Akdeniz gözlemesi ve çay ile sabah kahvaltılarını unutulmaz kılabilir, Kemer’de yetiştirilen kavun ve meyvelerin içinde sunulan dondurmalar ile sıcak havayı bir anda unutabilirsiniz. Kemer’de gece hayatı Antalya’nın hemen hemen her yerinde olduğu gibi oldukça hızlı geçiyor. 24 saat eğlenebilecek yerler bulabileceğiniz Kemer’de, isterseniz bir diskoda sabah kadar dans edebilir, isterseniz Türk Sanat Müziği’nin örneklerini dinleyerek bir fasılda efkar dağıtın, isterseniz de dalga sesleri ile romantik dakikalar yaşayın.

Kaş, Alanya, Side…
Aile işletmeleri ve küçük işletmelerin bulunduğu Kaş ise yaylaları ile ünlü… Uçarsu ve Yeşil Göl ziyaret edilmesi gereken yerler arasındadır. Eğer golfe meraklıysanız Antalya’da gitmeniz gereken yer; Serik’tir. Doğal dokusu ince kumlu uzun ve derin plajları ile sessiz, sakin bir tatile olanak tanıyor. Türkiye’nin ilk turist çeken antik kentlerinden olan Side’de ise, şehir yaşamından uzak, köy havasında bir tatil geçirebilirsiniz. Side’de gezerken kendinizi yurtdışında bir tatilde hissetmeniz olası. Çünkü Side çarşıda Türkçe konuşan pek kimseye rastlayamayabilirsiniz. Turistik bir bölge olmasından ötürü, mağazalardaki satıcıların sizinle İngilizce konuşmasını doğal karşılamalısınız. Side’de çoğu şey, turistlere odaklı olarak planlanmış. Küçük pansiyonlarda konaklamak, Side’nin o eşsiz denizinden tüm gün boyunca faydalanmak, antik tiyatro ve tarihi kalıntıları rehber eşliğinde gezerek tarihi biraz olsun anlamak, Side çarşıda bulunan birbirinden ilginç restoranlarda ilginç yemekler ya da yan yana dizilmiş balık restoranlarında eşsiz manzaraya karşı yemek yemek. Antalya’nın meyve üretim deposu olan Alanya ise meşhur Alanya Kalesi ile adeta turist çekim merkezi haline gelmiştir. Dev tesisler, küçük pansiyonlar, tatil köyleri Alanya’ya renk katıyor. Gece hayatının da pek çok yere göre canlı olması, bölgeye gelen konukların bir sonraki seferde de Alanya’yı tercih etmesine sebep oluyor. Aya Yorgi Kilisesi, Alaaddin Camii, Alara Kalesi, Kızılkule, Alarahan, Şarapsa Hanı, Kargıhan önemli turist alanlarından… Damlataş Mağarası ise yoğun olarak ziyaret edilen yerlerden… Alanya’da Alara çayı üzerinde rafting yapabilir,
Antalya’da balık ziyafeti…

Antalya’da isteğiniz çeşitte ve çoklukta lezzetli yemekleri Kale İçi’nde bulabilirsiniz. Yöresel yemeklerin tadına bakmak isterseniz; “7 Mehmet Restoran’ı” size, Antalya’ya özgü yemekleri sunacaktır. Antalya’nın en büyük restoranı olarak ün yapmış olan bu mekan, iç dekorasyonu ve dış mimarisiyle de bazı ödüller almış bir mekandır. 1200 kişi kapasiteli olan bu restoran, eski Antalya yemekleri konusunda oldukça iddialı bir mekandır.
Eğer Antalya’da balık keyfi yapmak isterseniz; Lara’da ki Antalya Balık Evi’ne uğramalısınız. Dünya mutfaklarından lezzetler, yeni mekanlar için ise; Yat Limanı’nda ki mekanları deneyebilirsiniz.

Antalya’da gezip, görebileceğiniz o kadar çok yer var ki… Mesela Antalya’ya 15 km uzaklıkta ki, Perge’de Anadolu’nun en görkemli hamamına gidebilir, Perge surlarını ziyaret edebilir, anıtsal çeşme’de soluklanıp, muhteşem manzarasında fotoğraf çekebilirsiniz. Uzunluğu 13 kilometreyi bulan bir kanyonun ağzı olan Saklıkent’e ise Antalya’ya 50 km uzaklıkta. Daracık kanyonun içinde uzun yürüyüşler yapabilir, denize girebilirsiniz. Ayrıca eğer Antalya’yı kışın ziyaret edecekseniz, Saklıkent’te Ocak-Mart aylarında en iyi sezonun yaşandığı kayak merkezi bulunuyor. Merkezde bulunan tele-skilerle çıkacağınız doruktan aşağı kendinizi bırakırken, kışın ve kayağın tadını çıkarabilir, tertemiz havayı içinize çekebilirsiniz. Yine yaz tatili haricinde bir sezonda gittiğiniz Antalya’da kültürel olarak yapacağınız gezilerde, Kaleiçi’ne mutlaka uğramalısınız. Antalya’nın tarihi çekirdek kenti olarak tanımlanan Kaleiçi, iki surla çevrili. Bergama Krallığı döneminde yapılan Kaleiçi, özellikle yabancı turistlerin ilgi odağı oluyor. Roma İmparatoru Hadrianus’un onuruna yaptırılan Hadrianus Kapısı, Hıdırılık Kulesi, Alaeddin Keykubad tarafından 13.yy. da yaptırılan 37 metrelik Yivli Minare, Kesik Minare ve Antalya’nın tarihi limanı Kaleiçi’nde görmeniz gereken başlıca eserler… Ana kaynağı Kırkgöz’den gelen suyun döküldüğü yer olan Düden Şelalesi, piknik yapma olanakları ile de ziyaretçilere unutulmaz bir gün geçirmelerini sağlıyor. Şehir merkezine 8 km. uzaklıkta olan şelale, sıcak yaz günlerinde serinlemek için ideal bir yer. Hafta sonları aşırı kalabalık, şelalenin tadını doyasıya çıkarmanıza engel olabilir. Bir de Antalya’nın önemli liman beldesi olan Kaş, eğlence merkezleri, restoranları ile Lykia bölgesinin küçük ama önemli bir bölgesi. Antik kenr Antiphellos’un en güzel kalıntılarını barındıran Kaş’ta tekne gezileri yapabilirsiniz.

Antalya’dan Kaş’a minibüs ya da otobüslerle gidebilirsiniz. Kaş, İstanbul’dan 928, Ankara´dan 758, İzmir´den ise 498 kilometre uzaklıkta.

Türkiye’nin en ihtişamlı otelleri Belek’te…
Antalya’nın 40 km uzağında bulunan Belek, zamanla Antalya’dan farklı bir tatil bölgesi olarak anılmaya başladı. Modern otelleri, alış veriş olanakları, bir yanda güzel yemekler yiyip bir yandan da bulunduğunuz mekânlardan keyif alabileceğiniz restoranları ve özellikle dünya standartlarında olan golf tesisleriyle doğa ile sporu, tarih ile dinlenmeyi bir arada sunan tatil bölgelerimizden biridir.

Belek, 3 bölgeye ayrılmış; Üçkum Tepesi, Taşlıburun ve Belek’in girişine verilen ad olan Kadriye Bölgesi. Belek ile Serik arasında bulunan bölgede ise bir de Boğazkent adı verilen yerleşim alanı bulunuyor. Belek, Türkiye’nin en güzel otellerinin bulunduğu turizm merkezlerinden biri olmakla beraber, en fazla yatak kapasitesine sahip bölgemizdir. Turizm alanında Antalya’nın gözbebeği konumunda…

Belek’te golf oynanır
Belek golf sporu ile de dünya çapında isim yapmış bir beldemiz… Doğa ile iç içe spor yapma olanağı sunan Belek’te dünyanın en büyük golf alanları bulunuyor. Golf ün tarihi oldukça eskilere dayanır. Bu spor uzaktan bakıldığı zaman rutin bir spormuş havası verse de golf tutkunları için vazgeçilmez bir spordur. Golf oynarken, saatlerce atış yapmak ve topunuzun peşinden yürümeniz gerekir ve bu da vücudunuzu oldukça hareket ettirmenizi sağlar, bunun yanı sıra beyninizi de çalıştırmanız, topa ve oyuna oldukça iyi adapte olmanız gerekmektedir. Belek’te bulunan golf sahalarında golf oynayabilir ya da burada bulunan öğretmenlerden golf dersleri alabilirsiniz. Ancak bu sporun oldukça pahalı bir spor olduğunu hatırlamadan da geçmeyelim.

Belek’te gün batımında yiyeceğiniz muhteşem balıklar eşliğinde, Belek’in meşhur karpuz, bergamut ve turunç reçellerini deneyebilir ve evinize dönerken bir kavanoz reçel satın alabilirsiniz. Antalya özgü olan bir çok yemeğin de Belek’te tadına bakabilirsiniz. Bunların başında Antalya Piyazı, tahin ve limon suyundan yapılan Hibeş ve yoğurt, et, nohuttan yapılan Kulak Çorbası’nı deneyebilirsiniz.

PostHeaderIcon Tatil Rehberi : Side ve Yaz Dönemi Avantajları

side antik kentAntalya-Alanya karayolunun 72. km’sinden güneye dönen yol 6 km sonra günümüzün en tanınan turizm merkezlerinden Side’ye ulaştırır. Side güncelliğini şüphesiz 1947 yılında İstanbul Üniversitesi’nden merhum Prof. Dr. Arif Müfit Mansel ve ekibince aralıklarla sürdürülen kazı ve onarımlarla günışığına çıkan Roma imparatorluğu kalıntılarına borçludur.

Side’nin Akdeniz’e uzanan küçük bir yarımada üzerinde İ.Ö. 7. yüzyılda batı anadoluda yaşayan Kymeliler (Bugünkü Aliağa) tarafından kurulduğu söylenir. Ancak şehri kurdukları iddia edilen Kymeliler zamanla kendilerini unutarak Side dilini kullanmaya başlamaları kuruculuktan çok güneye göçü ve yerli halka karışımı işaret eder. Şehirde kullanılan yerel dile göre SİDE “Nar” anlamına gelmektedir ki “Nar” Anadolu’nun bereket sembollerinden olup Roma İmparatorluk dönemine dek şehrin sembolü olarak Side sikkelerinde kullanılmıştır.

Silence Park Resort Erken Rezervasyon
763 toplam oda, 1762 toplam yatak, 1638 toplam yatak, 1 kral dairesi, 8 suit oda, 8 özürlü odası, 20 villa oda, 134 villa, 502 otel standart oda, 98 aile odası

Blue Waters Club Erken Rezervasyon
543 toplam oda, 1337 toplam yatak, 5 kral dairesi, 18 suit oda, 131 club oda, 157 aile club odası, 24 aile club suit, 5 özürlü odası, 203 standart oda

Kaya Side Otel Erken Rezervasyon
383 toplam oda, 903 toplam yatak, 1 kral dairesi, 21 suit oda, 16 junior suit, 222 standart oda

Sun Beach Park Erken Rezervasyon
39 toplam oda, 110 toplam yatak, 13 standart oda, 26 apart oda

Side Elis Otel Erken Rezervasyon
36 toplam oda, 80 toplam yatak, 36 standart oda

Sun Beach Otel Erken Rezervasyon
64 toplam oda, 140 toplam yatak, 5 junior suit, 59 standart oda

Club Voyage Sorgun Select Erken Rezervasyon
700 toplam oda, 1444 toplam yatak, 195 otel odası, 4 suit oda, 7 özürlü odası, 454 bungalov, 40 aile odası

Elis Beach Otel Erken Rezervasyon
19 toplam oda, 40 toplam yatak, 19 standart oda

Leda Beach Otel Erken Rezervasyon
54 toplam oda, 110 toplam yatak

PostHeaderIcon Tarih ve Tatil Cenneti : Side

side01Antalya-Alanya karayolunun 72. km’sinden güneye dönen yol 6 km sonra günümüzün en tanınan turizm merkezlerinden Side’ye ulaştırır. Side güncelliğini şüphesiz 1947 yılında İstanbul Üniversitesi’nden merhum Prof. Dr. Arif Müfit Mansel ve ekibince aralıklarla sürdürülen kazı ve onarımlarla günışığına çıkan Roma imparatorluğu kalıntılarına borçludur.

Side’nin Akdeniz’e uzanan küçük bir yarımada üzerinde İ.Ö. 7. yüzyılda batı anadoluda yaşayan Kymeliler (Bugünkü Aliağa) tarafından kurulduğu söylenir. Ancak şehri kurdukları iddia edilen Kymeliler zamanla kendilerini unutarak Side dilini kullanmaya başlamaları kuruculuktan çok güneye göçü ve yerli halka karışımı işaret eder. Şehirde kullanılan yerel dile göre SİDE “Nar” anlamına gelmektedir ki “Nar” Anadolu’nun bereket sembollerinden olup Roma İmparatorluk dönemine dek şehrin sembolü olarak Side sikkelerinde kullanılmıştır.

Şehrin tarihi kaderi bölgeninkinden farklı değildir. İ.Ö. 6. yy’da Lydia, 5.yy.’da Pers, 4. yy’da İskender, ardından da Hellenistik krallıkların egemenlikleri izlenir. Şehrin en parlak dönemi İ.Ö. 1.yy.’da Roma ile ilişkilerin kurulmasıyla başlar. Bu parlak dönem İ.S. 3. yy’a kadar sürer. Side bu dönemde hem Akdeniz’in en önemli liman kenti ve en işlek esir pazarı, hem de kültür ve eğitim merkezi olmuş, bugün dahi ayakta olan görkemli yapılar bu dönemde inşa edilmiştir. Şehir önemini 5. yy. sonunda kaybetse de 1.yy’da tamamen terk edilene dek küçük bir Hristiyan kenti olarak hayatını sürdürmüştür. 10. yy’dan sonra gerek depremler gerekse savaşlar nedeniyle şehrin yanıp, halkının Antalya’ya göç ettiği anlatılmaktadır 10. yy Bizans tarihçileri Side’nin korsan yatağı olduğunu, Arap coğrafyacı İdrisi (1150) yangınlar sonucu terk edilen bu önemli liman kentinin halkı, Antalya’ya göçtüğünden “Yanık Antalya” olarak anıldığını söyler.

Side’de son yoğun yerleşim 1895 yılında Girit adasından göçen Türkler tarafından gerçekleşmiştir. Kalıntılar üzerindeki Selimiye adlı balıkçı köyü bugünkü çekirdeğini oluşturmuştur. Bugün asfalt kaplı olan ve her iki yanında yer yer sütunlu galerinin izlenebildiği ana cadde, agora ve tiyatrodan sonra yarımadayı kat ederek limana ulaşır. Akdeniz’in en işlek limanlarından biri olan Side, bu yoğun işlerliğinden dolayı sık sık dolup kirlenmekteydi ki temizlenmesi şehirlilerce yürütülen zor işlerden biri kabul ediliyordu. Zamanla bu güçlük yörede bütün güç işler için kullanılan “Senin işin Side limanına dönmüş” özdeyişi halini almıştır. Agoranın karşısındaki onarılmış hamam kompleksi günümüzde Side Müzesi olarak kullanılmakta, kazılarda ele geçmiş tüm buluntular değişik mekanlarında sergilenmektedir.

Side Tiyatrosu tipik Roma devri özellikleri gösterir. Yaklaşık 15.000 kişilik kapasiteye sahip olup onarım çalışmaları devam etmektedir. Anıtsal girişin önünde küçük boyutta tiyatronun tanrısı Diansos’un tapınağı yer alır. Bugün alışveriş merkezi halini almış olan ana caddenin sonundaki limanın batısında yer alan iki tapınak şehrin en anıtsal Roma dönemi yapılarıdır. Kısa kenarlarında 6, uzun kenarlarında 11 sütunla çevrelenmiş olan tapınaklarından biri Athena, diğeri ise Apollon’a ait olup Apollon tapınağının 6 sütunu Prof. Dr. Jale İnan ve ekibinin inanılmaz gayretleri ile yeniden ayağa kaldırılmıştır. Tapınak alanı gerisindeki kemerli ve devşirme malzemeli kalıntılar ise Bizans dönemi bazilikasına aittir.

Tatil Ara
Google Tavsiyeleri
Son Yorumlar
    Üyelikler
    Blogscope
    Summary Cloud